Son Çarşamba

Son Çarşamba

Şimdi onunla son güne dönmek istiyorum, son çarşambaya. Uzun bir süre görüşmedikten sonra görüştüğümüz bir çarşamba ve ardından uzun bir süre görüşmeyeceğimiz son çarşamba. Bu sefer onu görmek istemediğimi çok net bilsem de yolumun üzerinde olmamasına rağmen yönümü değiştirmiş ve onunla kahvaltı yapmaya gitmiştim. İşlerin verdiği huzursuzluk mu, yoksa yapmamam gereken şeyi yapmanın verdiği durgunluk mu, hatırlamıyorum. Bir buçuk saat benim için hiç geçmemişti.

Ayrılma zamanı geldiğinde metroya doğru yokuştan inişimizi, zamanın daralmasının içimi de daraltmasını unutmuyorum. Şişhane metrosunun orada, her zaman yaptığımız gibi, birbirimizi kısacık öpüp hızlıca ayrıldık. Bazen o kısacık buluşmalarda birbirimize hiç temas etmesek de ayrılırken kısacık da olsa öpüşmeye başlamıştık. Ve çok gereksizdi.

bircera